Aramak için yaz ve Enter'a bas

Keloğlan Masalları

Keloğlan ve Dürüstlüğün Sırrı

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak diyarların birinde fakir ama gönlü zengin bir genç yaşarmış. Bu gencin adı Keloğlanmış. Keloğlan annesiyle birlikte küçük, kerpiçten yapılmış bir evde yaşar, geçimlerini tarlada çalışarak ve köylülerin işine yardım ederek sağlarmış. Keloğlan’ın saçları yokmuş ama aklı, cesareti ve temiz kalbi varmış.

Bir gün köyün meydanında tellallar dolaşmaya başlamış. Tellallar yüksek sesle, “Duyduk duymadık demeyin! Padişahımız, sarayındaki sihirli altın kesesini kaybetti. Bulana büyük ödül verilecek!” diye bağırıyormuş. Köylüler bu haberi duyunca heyecanlanmış ama kimse cesaret edip aramaya çıkmamış. Çünkü saray işleri tehlikeli olurmuş.

Keloğlan ise eve gidince annesine olanları anlatmış. Annesi biraz endişelenmiş ama oğlunun gözlerindeki kararlılığı görünce,
“Evladım,” demiş, “doğru bildiğin yoldan şaşma. Dürüst olursan Allah seni korur.”

Ertesi sabah Keloğlan, eski abasını giyip yola koyulmuş. Ormanlardan geçmiş, dağları aşmış. Yolculuk sırasında yaşlı bir dervişle karşılaşmış. Derviş susamış ve yorgun görünüyormuş. Keloğlan hiç düşünmeden heybesindeki son ekmeği dervişle paylaşmış.

Derviş gülümsemiş ve demiş ki:
“Ey Keloğlan, iyiliğin karşılıksız kalmaz. Sarayın bahçesindeki eski çınar ağacına dikkat et.”

Keloğlan saraya vardığında askerler onu içeri almak istememiş. Ama Keloğlan cesurca,
“Padişaha yardım etmeye geldim,” deyince şaşırmışlar ve onu içeri almışlar.

Saray çok büyükmüş. Her yer altın, gümüş ve mücevherlerle doluymuş. Keloğlan, kimsenin dikkat etmediği yerlere bakmaya başlamış. Dervişin sözünü hatırlayıp bahçedeki eski çınar ağacının yanına gitmiş. Ağacın dibinde gevşek bir taş fark etmiş. Taşı kaldırınca altından padişahın sihirli altın kesesi çıkmış.

Keloğlan keseyi alıp hemen padişaha götürmüş. Padişah çok sevinmiş.
“Dile benden ne dilersen!” demiş.

Ama Keloğlan başını eğmiş ve şöyle demiş:
“Padişahım, ben sadece annemle huzur içinde yaşamak isterim. Bir de köyümüz için bir çeşme yaptırırsanız yeter.”

Padişah Keloğlan’ın bu isteğine çok şaşırmış. Çünkü herkes altın, saray ya da makam isterken, Keloğlan halkı düşünmüş. Bunun üzerine padişah, Keloğlan’a bir kese altın vermiş, annesi için güzel bir ev yaptırmış ve köyüne büyük bir çeşme yaptırmış.

Keloğlan köyüne döndüğünde herkes onu alkışlarla karşılamış. Annesi oğluyla gurur duymuş. Keloğlan ise yine mütevazı yaşamına devam etmiş. Altını ihtiyaç sahipleriyle paylaşmış, kimseyi incitmemiş.

O günden sonra köyde bir söz dolaşır olmuş:
“Saçı olmayabilir ama Keloğlan’ın kalbi altından değerlidir.”

Gökten üç elma düşmüş;
Biri bu masalı okuyana,
Biri dinleyene,
Biri de dürüstlüğü elden bırakmayana…

BirMasalOku YAZAR

Minik okurlarımız için özenle hazırlanan bu masalı umarız beğenirsiniz.

Masalı beğendin mi? 👇
Sponsorlu Masal (336x280 Kare Reklam)
Arkadaşlarınla Paylaş 🚀

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YENİ MASALLAR
← Tüm Hikayelere Dön