Ayışığı Ormanı ve Sessiz Tavşan
Uzak bir diyarda, Ayışığı Ormanı adında çok özel bir yer vardı. Bu ormanda gündüzler neşeli, geceler ise çok sakindi. Ay doğduğunda, ağaçların yaprakları gümüş gibi parlar, rüzgâr fısıltıyla eserdi.
Bu ormanda yaşayan Sessiz Tavşan, adından da anlaşılacağı gibi çok sessizdi. Koşmaz, bağırmaz, acele etmezdi. En sevdiği şey ay ışığında oturup derin derin nefes almaktı.
Bir gece ormanda bir huzursuzluk başladı. Küçük hayvanlar uyuyamıyordu. Baykuş kanatlarını huzursuzca çırpıyor, kirpi yatağında dönüp duruyordu.
Sessiz Tavşan durumu fark etti.
“Bir şeyler yapmalıyım,” diye düşündü.
Ay ışığının altında yürümeye başladı. Attığı her adımda, orman biraz daha sessizleşiyordu. Çünkü Sessiz Tavşan’ın adımları bile uyku getiriyordu.
İlk olarak küçük sincabın yanına gitti.
“Uyuyamıyorum,” dedi sincap.
Sessiz Tavşan hiçbir şey söylemeden yanına oturdu. Derin bir nefes aldı, yavaşça verdi. Bir süre sonra sincap esnemeye başladı ve gözlerini kapattı.
Sonra kirpinin yanına gitti. Kirpi de çok yorgundu. Sessiz Tavşan yine aynı şeyi yaptı. Konuşmadı, sadece huzur yaydı.
Ay, bu durumu izliyordu ve çok mutlu oldu. Ay ışığını biraz daha yumuşattı. Ağaçlar hafifçe sallandı. Orman, sanki ninni söylüyordu.
Son hayvan da uyuyunca Sessiz Tavşan en sevdiği ağacın altına oturdu. Gözlerini kapattı. Ay, ona teşekkür eder gibi parladı.
O gece Ayışığı Ormanı derin bir uykuya daldı. O günden sonra herkes biliyordu ki, uyuyamayan olursa Sessiz Tavşan mutlaka yardım ederdi.
Ve orman her gece huzurla uyurdu.